31 Mart 2009 Salı
02:07
Gönderen
ev sohbeti
ÇAKMA (YALANCI) EKMEK KADAYIFI

Herşeyin çakması oluyorda ekmek kadayıfının niye olmasın dimi ama... Arkadaşlar biliyorum hiçbir şey orjinalinin yerini tutmaz ama gelin görünki, başka memleketlerde bizim alıştığımız tatları bulmak çok zor. O yüzden bizde birçok şeyin çakmasını yapmak durumunda kalabiliyoruz. Aynı şekil-A' da görüldüğü üzre... Buna Türkiye'de etimek tatlısı da diyorlar amma ve lakin, ben ekmek kadayıfı niyetine yapıp, ekmek kadayıfı niyetine ikram edip, ekmek kadayıfı yerine bir güzel yiyorum. Yerini tutmasa bile şöyle bir dokunduruyor. Denemek isteyen varsa işte tarifi:
Malzemeler
1 paket tuzsuz etimek ya da buradaki adıyla zwieback (yarım paket yeterli)
Muhallebi için:
1 lt süt
3 çorba kaşığı nişasta
1 paket vanilya
1 yumurta
1 çorba kaşığı margarin
Şerbet için:
2 su bardağı şeker
2 su bardağı su
Yapılışı: Etimekler servis edeceğiniz tepsiye dizilir. 2 bardak şeker tencerede eritildikten sonra 2 bardak su yavaş (ve lütfen dikkatli olun sıçrayıp canınızı yakabilir) yavaş ilave edilip karıştırılır. Hiç pürüz kalmadan (ilk başta kaya gibi sertleşir)kaynadıktan sonra etimeklerin üzerine dökülür. Etimekler o suyun hepsini çekecektir. Muhallebi için gerekli bütün malzeme ( 1 lt sütün 1 bardağı hariç) orta ateşte sürekli karıştırarak pişirilir. Kıvama gelip kaynadıktan sonra, ocaktan alınıp mikserle 2-3 dakika çırpılır ve etimeklerin üzerine yayılır. Ayırdığınız 1 bardak sütü bir paket krem şanti ile çırpıp, soğumuş muhallebinin üzerine dökülür. Tavsiyem bunu ikram etmeden bir gün önce yapmanız, hem daha güzel kesiliyor hemde daha lezzetli oluyor. Eh ne diyelim yaparsanız şimdiden afiyet olsun.....
25 Mart 2009 Çarşamba
23:51
Gönderen
ev sohbeti
KİTAP AYRACI

Kendinizde en beğendiğiniz yönünüz ne deseler, sanırım tek cevabım yani kendimde tek gurur duyduğum yönüm kitap okumak derdim. Diğer yönlerim ya da huylarımdan hani elimden gelse değiştirmek istediklerim yok değil. Ama bu kitap meselesi beni sarıyor, sarmalıyor, başka dünyalara götürüyor. Günün bütün sıkıntılarını, dertlerini (tabi hergün dert tasa çekiyorum diye birşey yok ama) unutturuyor. En mutlu günümde, en kötü günümde, hastalıktan gözümü açamayacak durumlarda bile kitap okumadan uyuduğum daha vaki olmamıştır. Neyse burayı çok uzattım. İşte bunun içindir ki; kendime aman bu konuda nazar değmesin diye :))) mavi boncuklardan kitap ayracı yaptım. Kitabı kapatınca biraz kabaca duruyor, kağıttan kitap ayraçları gibi dümdüz durmuyor tabiki ama yaptığım şeyi sizinle hem paylaşmak hemde yapmak isteyen olursa fikir olsun diye düşündüm...
22 Mart 2009 Pazar
GÜLLÜ PASTA
20:43
Gönderen
ev sohbeti

16 Mart 2009 Pazartesi
17:31
Gönderen
ev sohbeti
SÜKLÜM PÜKLÜM YÜZÜK :))
İncilerle (tabiki hakiki değil), yıldız ve yuvarlak metallerle yaptığım püsküllü yüzük. Şimdiye kadar hiç takmamış olsamda :)) yüzükten birşeyler sallanmasını, ellerle beraber şıkır şıkır onlarında hareket etmesini seviyorum. Takmadıktan sonra sevmek ne yararki öyle değil mi?:))...

14 Mart 2009 Cumartesi
22:06
Gönderen
ev sohbeti
BONCUKLARDAN PEÇETE YÜZÜĞÜ
Bu peçete yüzüğünü yaklaşık 1 ay önce yapmıştım. Devamını yaparım dedim ama olmadı çünkü boncukların sayısı yetersizdi. Bende bozup kalan boncuklarla abajur yaptım. Onu daha önce yayınlamıştım ama bunun kısmeti ondan sonraymış. Napalım herşey kısmet işi. Bu yüzüğün kısmeti bugünmüş. Yalnız bir problem var. Bunu arkadaşım bana tarif etmişti bende yapmıştım, lakin şimdi ben bunun nasıl yapıldığını hatırlamıyorum :( Tekrar arkadaşıma sorsam acaba ne der diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Neyse şansımı deneyeceğim, ama önce boncuk edinmek lazım hemde bol miktarda. Eğer yaparsam mutlaka burada yayınlayacağım.
13 Mart 2009 Cuma
12:44
Gönderen
ev sohbeti
ÇOK MUTLUYUM ÇOOOKKK.....


En nihayet yeni yüzüme kavuştum, yani yeni şablonuma. Sevgili GeCe hazırladı bu şablonu, her detayıyla kendisi ilgilendi. Hani derler ya el işleri için ilmek ilmek dokundu diye buda öyle işte... Ellerin dert görmesin, senin insanlara gösterdiğin cömertliği umarım hayatta sana gösterir. Beni o kadar mutlu ettin ki bloguma daha bi ısındım sayende. İnşallah bir aksilik çıkmazda bundan sonra sık sık birşeyler yazarım canım bloguma. Ben burayı ve burada olmayı çok seviyorum ama birşey vardı beni iten. Şimdi bakınca içim açılıyor. Ya sizin...?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)